Bir süredir, başta sosyal medya olmak üzere çeşitli mecralarda ‘Transdinyester’in bir kongre toplayarak Rusya’ya katılım talep edeceği’ ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in de bu talebi kabul edeceği iddia ediliyordu.  İddiaların kaynağı, Gennadi Çorba isimli bir ‘yerel muhalif’... Çorba, Transdinyester'in 28 Şubat'ta Rusya Federasyonu'na girmeyi ’talep edebileceğini’ açıklamıştı. İddialar ise Transdinyester yönetimi tarafından reddedilmişti.  Konuyla ilgili açıklama yapan en üst düzey isim, Transdinyester Yüksek Konseyi Başkan Vekili Galina Antyufeyeva olmuştu. Antyufeyeva, bu tür haberlerin ‘provokatörler tarafından yayıldığını’ söylemişti.  Daha sonra, Zona de securitate'in haberine göre, Transdinyester Güvenlik Bakanlığı (MGB) çalışanları Çorba’nın evinde arama yapmıştı. Ayrıca, Çorba'nın akrabaları, yetkililerin Çorba’nın evine zorla girdiğini ve kendisiyle iletişimin kesildiğini iddia etmişti.  Transdinyester’in bugünkü kongrede Rusya’ya katılım yönünde bir karar almayacağı zaten biliniyordu. Hatta, Moldova Hükümeti Yeniden Entegrasyon Ofisi de ‘durumu yakından takip ettiklerini’ ve ‘bölgedeki durumun daha da kötüleşebileceğine inanmak için hiçbir neden olmadığını’ açıklamıştı.  Ancak elbette bütün bunlar, ‘Rus işgalinin kapsamı genişleyecek’ anlatısı kadar hızlı yayılan gelişmeler değildi. 

Peki, Çorba’nın dikkat çektiği kongrede neler konuşuldu?

‘Her düzeydeki Milletvekilleri Kongresi’ Transdinyester’de kriz dönemlerinde toplanarak önemli kararlar alıyor. Bölgede ‘her düzeyden temsilcinin’ katılım gösterdiği kongreden, Rusya’ya bağlanma talebi yerine ‘Rusya’dan yardım isteme’ talebi çıktı. 1 Ocak 2024'ten itibaren yeni bir normu yürürlüğe konan ve Transdinyester'de ithalatçıları vergi ödemeye zorlayan Moldova Gümrük Kanunu nedeniyle Transdinyester 5 milyon dolara kadar para kaybedebilir. Yayınlanan taslak metinde, "Moldova'nın artan baskısı karşısında Transdinyester'i korumaya yönelik önlemlerin uygulanması talebiyle Federasyon Konseyine ve Rusya Federasyonu Devlet Dumasına yapılan başvuruyu kabul edin" ifadelerine yer verildi. Katılımcılar, bölgede 220 binden fazla Rusya Federasyonu vatandaşı yaşadığı için ‘Rusya'nın yardımına güvendiklerini’ belirtiyor.  Daha önce Transdinyester Parlamentosu Başkanı Aleksander Korşunov da, uluslararası topluma ‘Transdinyester’in Moldova'nın baskısı nedeniyle gettoya dönüşmesinin önlenmesi’ çağrısında bulunmuştu. Korşunov, "Transdinyester halkı adına, Moldovalı yetkililer üzerinde etkisi olan tüm ortaklarımıza ve uluslararası yapılara çağrıda bulunarak onları Transdinyester'i ekonomik olarak boğma politikasından vazgeçmeye zorlamalarını talep ediyoruz" dedi. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Vadim Krasnoselskiy de Moldova yönetimiyle müzakerelerin sekteye uğramasının bölgede çatışma riskini artırdığına dikkat çekmişti.  http://cgtnturk.com/nato-golgesinde-avrupanin-mustakbel-cephesi-transdinyester-bize-ne-anlatiyor/ Kongrenin ana konusu da, Kişinev’in Tiraspol’e yönelik siyasi ve ekonomik baskıları oldu. Kongrede söz alan Benderiy Belediye Meclisi Başkanı Yuri Kara, "Moldova'nın Transdinyester'de sosyal bir patlamaya ihtiyacı var" diyerek, Moldova'yı ablukayı durdurmaya ve tüm sorunları müzakere masasında çözmeye çağırdı. Transdinyester hükümetinin Birinci Başbakan Yardımcısı Sergey Obolonik de, Kişinev’in ekonomik ablukasının sonuçlarını şu ifadelerle paylaştı: “Yalnızca Ocak 2024'te Transdinyester'deki kayıp miktarının 100 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Bunların sebebi, bankacılık ablukası, mal ithal ederken Moldova’ya ödenen KDV ve yeni gümrük vergilerinin getirilmesinden kaynaklanan kayıplar. Bu maliyetler cumhuriyetin GSYİH'sının yaklaşık yüzde 10'una tekabül ediyor. Çoğu kriz döneminde bile çoğu ülkenin GSYİH'sındaki düşüş oranının yüzde 6'yı geçmediğini belirtmekte fayda var.” Kongrede ayrıca, Transdinyester yönetiminin müzakerelerin yeniden başlaması için Moldova lideri Maya Sandu'ya yedi davetiye gönderdiğini ancak bunların hiçbirine yanıt alınamadığına da dikkat çakildi.

Kongrede alınan kararlar ise şu şekilde:

  1. 220 binden fazla Rus vatandaşının kalıcı olarak ikamet ettiği gerçeği ve Rusya'nın Dinyester'deki barışı koruma konusundaki deneyimi ve amüzakere sürecindeki garantörlük rolü dikkate alınarak, Kişinev yönetiminin artan baskısı karşısında Transdinyester'i korumaya yönelik tedbirlerin uygulanması talebiyle Federasyon Konseyine ve Rusya Federasyonu Devlet Dumasına talepte bulunulmasının kabul edilmesi.
  2. Transdinyester halkının uluslararası normlarla güvence altına alınan vazgeçilmez haklarının dikkate alınması, Kişinev'in Dinyeper’in solunda yaşayanların hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin durdurulması ve buna yol açan provokasyonların önlenmesi talebiyle BM Genel Sekreteri'ne başvuruda bulunulmasının kabul edimesi.
  3. Uluslararası müzakere sürecinde katılımcılara ‘5+2’ başvuruda bulunulmasının kabul edimesi.
  4. Uluslararası müzakere süreci çerçevesinde diyalog sürecine geri dönmek için gerekli koşulları sağlamak ve çatışmanın medeni bir çözüme ulaştırılması amacıyla Kişinev'deki liderliği etkilemek üzere Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) başvuruda bulunulmasının kabul edimesi.
  5. BDT Üye Devletleri Parlamentolararası Asamblesi'ne, Dinyester'deki gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla başvuruda bulunulmasının kabul edimesi.
  6. Kişinev'den gelen baskıyı ve Transdinyesterlilerin hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesini önlemek için çaba gösterilmesi talebiyle Avrupa Birliği Parlamentosu'na başvuruda bulunulmasının kabul edimesi.
  7. Dinyester'in Sol Yakası'nda yaşayan tüm kişilerin sosyal ve insani haklarını, çıkarlarını ve özgürlüklerini güvence altına alacak koşulların sağlanmasına yönelik çağrıyla birlikte Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne çağrıda bulunulmasının kabul edimesi.

Moldova Transdinyester’de ne yapmak istiyor?

Moldova yönetimi, kuruluşu da aynı Donbass krizine benzer şekilde, 1992 yılında yaşanan sıcak çatışmalarla gerçekleşen Transdinyester’e yönelik uzun süredir siyasi ve ekonomik baskı uyguluyor.  Son dönemde Ukrayna savaşı ve NATO’nun bölgedeki faaliyetleri ile Maya Sandu liderliğindeki Moldova’nın ‘Batı yanlısı’ adımları nedeniyle bu baskılar artmış durumda.  Geçtiğimiz günlerde, Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov, Transdinyester’le ilgili “Eğer Gazprom Transdinyester’e gaz tedarikini durdurursa, Kişinev ya Transdinyester halkının masrafını ödemek zorunda kalacak ya da vatandaşları bölgeden uzaklaştırmak zorunda kalacak” ifadelerini kullanmıştı.  Parlicov’un sözlerinden anlaşıldığı kadarıyla Kişinev yetkilileri, Dinyester’in sol yakasından yüzbinlerce insanın yerinden edilmesini içeren bir tür ‘sürgün’ seçeneğini ciddi olarak düşünüyor. Aynı zamanda, Moldova makamları, Rus pasaportu taşıyan Transdinyester vatandaşlarını yabancı olarak kabul edecek. Artık, çoğu Rus pasaportuna sahip yüzbinlerce Transdinyesterli, kendi ülkelerinde ‘yabancı’ olarak kabul edilecek. Moldova’nın ekonomik hamleleri yüzünden, Transdinyester’de yüzlerce kişiye istihdam sağlayan çok sayıda işletme bugün durmak zorunda kaldı ve önemli miktarda bütçe kaybı yaşandı.  Kişinev ayrıca, Transdinyester’in az sayıda ‘nefes borularından’ olan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden Transdinyester'e ilaç ve tıbbi ekipman ithalatını da engelliyor. Bölgede şimdiden ilaç kıtlığı yaşanmaya başladı. Bölgede yaşananlar, diğer kriz başlıklarında olduğu gibi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) çözülmesinden kaynaklanan ve bugüne kadar devam eden krizlerin bir parçası.  Sonuç olarak, kongrede konuşulanlara baktığımızda, Transdinyester’in bugün ‘Rusya’ya katılmak isteyeceği’ ve Putin’in bunu hızla kabul edeceği yönündeki iddialar doğrulanmadı. Ancak bu, Transdinyester’in Rusya’ya katılmak istemediği anlamına da gelmiyor.  Çünkü, Transdinyester bölgesinin Rusya’ya katılımı yeni bir tartışma konusu değil. Hatta, Transdinyester meclisi, bu kararı 18 yıl önce, 2006 yılında yaptığı bir referandumla yüzde 97’lik bir oy oranıyla zaten almıştı. Yani, gündemdeki iddialar yeni olmamakla birlikte, çoğunluğu Ruslardan oluşan bölgenin Rusya’ya katılmak istemesi de sır değil. Son kongrede ilan edilen 7 maddelik çözüm önerilerinin çoğunlukla Avrupalı kuruluşlara hitap ediyor oluşu, Transdinyester’in mevcut krizde bir süre daha uluslararası kuruluşları zorlayacağının göstergesi. Şimdilik, ‘dostlarından Kişinev’i etkilemesi’ bekleniyor. Batı ittifakının son dönemin en büyük askeri tatbikatını başlattığı şu günlerde ise, Transdinyester’in taleplerine ne kadar kulak asılacağı muamma. Bu nedenle Transdinyester, ‘belki de son kez’ diplomasiyi zorluyor. YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN