Gazeteci Özgür Gürbüz, CRI Türk Radyo’da Özgür Özbakır’ın sunduğu “CGTN Türk Özel” programına konuk oldu ve Japonya’da meydana gelen balık ölümleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Gürbüz’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Japonya’dan iddialara red
“Japonya’da ciddi miktarda balık kıyıya vurdu. Bu durumun sebebi olarak, Fukuşima’daki tanklarda birikmiş olan radyoaktivite dolu suların kademe kademe okyanusa boşaltılması gösteriliyor. Japonya ise bu durumu inkar ediyor.
“180 katı radyasyon tespit edildi”
Kimyasal atıklar ve sanayi kaynaklı kirlilikler de bu duruma yol açmış olabilir ama unutulmamalı ki, geçmişte de Fukuşima’da avlanan balıklarda radyasyona rastlanmıştı. Bölgede yaşanan nükleer kazadan bu yana okyanusa su sızıyor ve radroaktif sular okyanusa bırakılıyor. Koreli yetkililer, bölgeden gelen bir kaya balığında, Japonya’nın belirlediğinin 180 katı radyasyon olduğunu tespit etmişlerdi.
“Japonya’nın iddiası...”
Şu açık ki, okyanusa bırakılan radroaktif sular okyanustaki tüm canlıları etkiliyor. Japonya’nın iddiası, 1 milyon 300 bin tonu bulan radyoaktif su okyanusa yavaş yavaş verilirse, radyoaktif değerler düşer ve etkisi büyük olmayacağı yönünde.
Nükleer kazadan önce durum nasıldı?
Balık ölümleri, kimyasal kirlilik ve iklim değişikliği nedeniyle her yerde olabiliyor. İnsanlar dünyayı kirletiyorlar ve canlılar da bundan etkileniyor. Fukuşima’daki kazadan itibaren okyanusun kirlendiği ve balıklarda radyasyon görüldüğü de açık.
“Bağımsız verilere ihtiyaç var”
İddiaların gerçekliği için güvenilir ve bağımsız verilere sahip olunmalı. Nükleer endüstrinin ciddi bir lobi gücü var. Fukuşima ile ilgili de elimizde az miktarda veri var. 1 milyon 300 bin ton su tanklarda bekletiliyor ve bu miktar her gün artıyor çünkü üç tane reaktörde çekirdek erimesi yaşandı.”