“Tek adam rejimi”ne karşı “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” eylemleri yapılırken dış politika yazmak, konuşmak, okumak zordur…

Ama bugün içeriyi de etkileyen bir dış politika konusunu dikkatinize getireceğiz: ABD’nin Ortadoğu’daki işleri…

Trump’ın Erdoğan’a mesajı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Beyaz Saray’a gitmek istiyor, Beyaz Saray’da vereceği görüntü ile hem içeriye hem bölgeye mesaj vermek istiyor.

Trump’ın da Erdoğan’ın bu isteğine sıcak baktığı anlaşılıyor: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu ziyaretin altyapısını oluşturmak için Washington’da.

Bu arada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 16 Mart’ta ABD Başkanı Donald Trump’la bir telefon konuşması yaptı. İçeriği Ankara ve Washington tarafından detaylı paylaşılmadı ama Abdülkadir Selvi ana mesajı yazdı, hükümetten bir düzeltme gelmedi. Buna göre Trump Erdoğan’a şöyle demişti: “Bölgesel politikalarımızda sizinle çalışacağız” (Hürriyet, 21 Mart 2025).

Peki neydi ABD’nin bölgesel politikaları? ABD Ortadoğu’da önüne hangi işleri koyuyordu? Türkiye’yle Ortadoğu’daki hangi işlerde birlikte çalışmak istiyordu?

Astana’ya veda mı?

İp uçları Selvi’nin yazısında var. Şöyle ki Türkiye, başardığı işlerin listesini ABD’ye sunuyor o yazıda: “Erdoğan’ın hamlesiyle dengeler değişti: Baas bitti, Şii hilali çöktü, Rusların sıcak denizlere inme rüyası sona erdi.” (Hürriyet, 21 Mart 2025).

Peki “Erdoğan’ın hamlesi Rusya ve İran politikalarını engelledi” demek, Ankara’nın Washington’a “Astana bitti” mesajı anlamına gelmez mi? Türkiye Astana’ya veda ediyorsa, bölgede Rusya ve İran’la iş birliği yapmak yerine ABD’yle iş birliğini esas alacağı anlamına gelmez mi?

Gelir. Bir dönüşüm olduğu ortada. Bunu ABD de görüyor. Nitekim Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump-Erdoğan görüşmesini değerlendirdiği açıklamasında iki kavram kullandı: Muhteşem ve dönüşümsel. (AA, 22 Mart 2025).

Dönüşümsel, Astana’dan Washington’un politikalarına dönüş anlamı taşıyor belli ki…

S-400 - F35 dosyası

Astana’ya veda etmek ya da Astana’yı feshetmeden etkisiz bir platform olarak tutmak, haliyle Türkiye’nin İran ve Rusya’yla ilişkilerini olumsuz etkileyecektir, etkilemeye de başladı. Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran’ın bölge politikalarını hedef alan sözleri Ankara ile Tahran arasında ince bir gerilime neden oldu geçen haftalarda…

Rusya’yla sahaya yansıyacak olumsuzluklardan birinin S-400 olma riski belirmiş görünüyor. Trump’a yakın Fox News, ABD yönetimi yetkililerine dayandırdığı haber analizde şöyle dedi: “Trump, iki tarafın, Türkiye’nin S-400’leri çalışamaz hale getirecek bir anlaşmaya varması halinde Türkiye’ye F-35 uçaklarını satma fikrine açık” (AA, 21 Mart 2025).

Trump, Türkiye-İsrail normalleşmesi istiyor

ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli işi İsrail’in güvenliğidir. İsrail’in güvenliği konusu ise birincisi İsrail’in genişlemesine, ikincisi de İsrail’in politikalarına itiraz edenlerin hedef alınmasına dayandırılmaktadır.

Dolayısıyla bugün pratikte İsrail’in güvenliği, İran’ın güvensizliği demektir.

İşte Trump’ın Erdoğan’la çalışmak istediği asıl Ortadoğu işi budur. ABD, İsrail’in güvenliği için, İran’a karşı Türkiye’nin merkezinde olduğu yeni bir cephe inşa etmek istemektedir. Çünkü Suudi Arabistan’ın merkezinde olduğu İran karşıtı cephe, Çin’in Körfez-İran barışını sağlamasıyla işlevsizleşti.

Trump bu amaçla, Türkiye-İsrail ilişkilerini normalleştirmek istiyor.

Dolayısıyla Mayıs ayında yapılması planlanan Trump-Erdoğan görüşmesi, Ankara’nın bölge politikaları açısından kritik önemdedir.

Türkiye kabul edemez

AKP Hükümeti, sıcak paraya ihtiyacının kritik düzeyde olması nedeniyle, Batı’yla çalışmaya hevesli.

Nitekim Avrupa güvenliğinde aktif rol almak istediğini açıkça ilan etti. Diğer yandan İngiltere’nin Ukrayna için oluşturmaya çalıştığı “Gönüllüler Koalisyonu”nda olmayı istediği de anlaşılıyor. Buna bir de ABD ve İsrail için İran’a karşı konumlanma eklenirse, bu Türkiye açısından vahim bir dış politika olur.

Yola Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı olarak çıkanlar için mümkün olsa da, bunlar Türkiye için kabul edilemez nitelikte işlerdir. Türkiye’yi Avrupa’ya jandarma, ABD’ye Ortadoğu’da ileri karakol yapmaya kalkmak, iç politikadaki mevcut basıncı daha da büyütecektir.