Jia Na

Filmler, kültürün taşıyıcıları olarak dünyaya eşi görülmemiş bir şekilde gerçek, üç boyutlu ve kapsamlı şekilde Çin'i gösteriyor. “Ne Zha 2”, geleneksel mitleri yeniden yorumlamak için modern animasyon teknolojisini kullanarak dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerin Çin kültürünün yenilikçi canlılığını hissetmelerini sağlıyor; “Detective Chinatown 1900”, gerilim ve muhakeme yöntemiyle Çin tarihini çağdaş unsurlarla akıllıca harmanlayarak geleneksel ve modern bir Doğu ülkesini gösteriyor. Bu filmler, gişede başarı kazanmakla kalmadı, aynı zamanda dünyanın Çin kültürünü tanımasını sağladı.

Sinema temalı rotalara yoğun ilgi gösteren yabancı turistler, gezilerinden memnun kaldıkları gibi, filmler aracılığıyla Çin’in tarihi, kültürü ve çağdaş yaşamı hakkında derin bir anlayış kazanmayı umuyorlar.

“Film + turizm”, yeni bir kültürel deneyim yolu yarattı. Ziyaretçiler, Qingdao sokaklarında “Detective Chinatown 1900”ün çekim noktalarını gezebiliyor ve filmin cazibesini ‘‘gerçek sahnede’’ hissedebiliyor; "Ne Zha" temalı sergi aracılığıyla da geleneksel Çin mitolojisinin modern yorumu hakkında daha fazla bilgi edinebiliyor. Bu tür sürükleyici kültürel deneyimler, Çin hikâyesini daha canlı ve algılanabilir hâle getiriyor.

Qingdao'nun "Film + turizm" modeli, kültürel iletişim yöntemlerinde bir yeniliği gösteriyor. Bu tür yenilikler, yabancı turist çekmekle kalmıyor, aynı zamanda Çin kültürüne yeni bir dinamizm kazandırıyor.

Filmler turizmi geliştiriyor, turizm de kültürü geri besliyor. Bu sayede oluşan gelişmiş sanayi zinciri, yerel ekonomik kalkınmayı teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda Çin kültürünün uluslararası etkisini de artırıyor.

“Film + turizm” modelinin popüler olmasının arkasında Çin’in kültürel özgüveninin tezahürü bulunuyor. Yabancı turistler, filmlerin ayak izlerini takip ederek canlı, açık, kapsayıcı ve modern Çin’i görüyor.

Çin’den Myanmar’a yardımlar sürüyor Çin’den Myanmar’a yardımlar sürüyor

Küreselleşme bağlamında, Çin kültürünün dünya çapında yayılması daha yenilikçi düşünmeyi gerektiriyor. Film ve turizmin birleşimi bize başarılı bir örnek sunuyor. Bu örnek, kültürel iletişimin basitçe ‘‘sınır dışına çıkmak’’ olmadığını, yenilikçi bir ifade yoluyla dünya halklarının Çin kültürünü anlaması ve benimsemesi için inisiyatif alabilmek olduğunu anlatıyor.

Geleceğe baktığımızda, kültür turizminin entegrasyonunda hâlâ büyük bir gelişme alanı var. Daha seçkin filmlerin ortaya çıkması ve turizm deneyiminin sürekli iyileştirilmesi ile birlikte Çin kültürünün uluslararası etkisi kesinlikle daha da artacaktır.